Az kaldı artık, çok az kaldı. Mesleğimden aldığım tadı tümüyle kaybettim sayıyorum kendimi. Birkaç...
Algılara takmış durumdayım kaç gündür.Beyin üzerine yapılan tezlerde giderek aynı sonuca varıyor nörologlar. Algılara dayalı bir dünyayı biliyoruz ancak. Ortak olsa da kimsede aynı olmadığı...
Sabırla beklemek...Aylarca, ayların katlayıp dürdüğü yıllarca beklemek...Belki iyiye doğru değişir diye bazı şeyler...Hiçbir şeyin değiştiği yok. Hiçbir şeyin...Ne zaman biteceği bilgisi mevcut değilken, son zamanlarımda...
Neden konuşamadığımı, bunca yıl neden yazamadığımı -dün, benim olmayan, ve açık açık söylenmeyen o...
Bu dünyada hâlâ mutlu edebildiğim insanlar var.Hâlâ beni mutlu edebilen insanlar var.Gördüm ki şartlar ne olursa olsun canımı emanet edebileceğim insanlar var.Ki can,en değerlisi insanın.Bu...
Bu sefer olacak diye kendini kandırmanın hiçbir manası yok. Aynı tas aynı hamam düzeninde, değişmeden hiçbir şey, değiştiremeden aksayan yönlerini devam etti hayatın,...
Bazen tek bir kelimeye sığabiliyor anlatılamayan onca üzüntünün viran bıraktığı hayatın çektikleri:Bitti...Bitti...Sunî solunumlar, anlık şoklar, güzel sözlere bezenmiş kalp masajları, son çabalar, son çırpınışlar... da...
Kızdım yine. Neye kızdığımı da bilmiyorum. 19 Mayıs hasebiyle süren dört günlük tatilde kimselerle konuşmadım, evde televizyon izleyip ders çalıştım, çamaşır ve bulaşık yıkadım, oyaladım...